1. Bölüm Transkript

       

 Bölüm 1: Warcraft Evrenine Giriş

 

 Herkese merhabalar, arkadaşlar!

 

İkinci birinci bölümümüze hoş geldiniz! Eğer kanalı takip ediyorsanız, bazı bölümlerin artık aramızda bulunmadığını görebilirsiniz. Bunun nedeni, kanalımızda ufak bir değişikliğe gidiyor ve anlatı şeklini değiştiriyor oluşumuz. Bu bölümde ve önümüzdeki bölümlerde daha farklı bir anlatımla ve yaklaşımla sizleri ağırlıyor olacağız.
Eğer Warcraft hikâyesi ve evreniyle ilgileniyorsanız, kanalıma abone olmayı unutmayınız. Podcast versiyonunu Spotify, Youtube ve Apple Podcasts üzerinden dinleyebilirsiniz.
Şimdi ise yavaştan ikinci birinci bölümümüze tekrardan başlayalım.
Neredeyse her fantastik ve mitolojik evrenin kendisine özgü bir yaratılış miti vardır. Evrenin nasıl başladığı veya hangi olaylar sonucunda var olduğu az çok anlatılır veya hikaye içerisinde uzak geçmiş olarak bir şekilde gönderme yapılır. Warcraft evreninde ise evrenin nasıl var olduğunu, evrenin başlangıç mitini doğrudan bulabiliriz. Bu mit içerisinde Bu mit içerisinde fiziksel evrenin doğuşu ve evrenin dinamikleri aktarılır.
Warcraft kozmolojisi ilk önce iki büyük ana gücün tanımını yapar. Bu güçler Light ve Voiddir. Fiziksel evren bu iki gücün birbirleriyle olan çarpışması sonucunda ortaya çıkar. Hikaye şöyledir:
Henüz daha evrende ışıktan başka hiçbir şey yoktur. Işık zaman ve mekandan bağımsız olarak bir boyutta bulunur, süzülerek dalgalar halinde yayılır, geçtiği her yerde de neşe ve umut saçar.
Fakat Light, yani ışık, gittiği her yerde tamamen kalıcı değildir. Dalga dalga yayılması benzetmesi de buradan gelir. Yayıldıkça daha önceden bulunduğu bazı yerlerdeki etkisini git gide kaybeder. Getirdiği neşe ve umut yerini soğuk bir hiçliğe bırakır. Tam da bu aşamada ise sahneye Void çıkar. Işığın yokluğu olan yerde kendisini vampirik ve varlığı yaratılışı çarpıtan bir güç olarak kendini gösterir. Bir süre sonra ise bu iki güç karşı karşıya gelmeye başlarlar.
Devam etmeden önce buraya kısa bir not bırakalım: Kavramlar doğrudan Light ve Void olarak geçer fakat Warcraft evreni içerisinde bunlar kozmolojik güçlerdir. Bilinçli bir Light veya Void yoktur. Bunlara bağlı halefler vardır ve çeşitli yaratık ve varlıklardırlar.
Konumuza geri dönelim. Light yani ışığın söndüğü yerlerde ortaya çıkan Void, bir süre sonra Işıkla karşılaşmaya başlar. Sonucunda ise bu iki kozmik güç nihayet birbirine girer, destansı çarpışmalar başlar. Her iki güç de birbirine karşı üstün gelmek için mücadele verir. Bir süre sonra bu çarpışmalar bulundukları boyutun sınırlarını zorlayacak raddeye ulaşır ve patlamalardan The Great Dark Beyond adı verilen fiziksel boyut ortaya çıkar.
Anlatının buraya kadar olan kısmını Big Bang öncesi gibi düşünebiliriz. Tamamen izole bir evrende tek bir güç vardır, ardından ikinci bir güç ortaya çıkar, çatışmalar ve çekişmeler olur ve sonrasında patlamalar sonucunda bildiğimiz fiziksel boyut oluşur. Bu fiziksel boyut da hazır paket halinde bir anda oluşmaz. Bu yeni doğan boyut asırlar boyunca ateş ve büyüyle kavrulur, bir süre sonra ise yıldızlar ve gezegenler gibi diğer oluşumlar ortaya çıkar.
Bütün bunlar olurken de Light ve Void bir yandan da Twisting Nether adı verilen büyülü bir boyutta varlıklarını sürdürmeye başlarlar. Yine de tamamen fiziksel boyuttan ayrı bir yerde de değillerdir. Yer yer The Great Dark Beyond ve Twisting Nether arasında kesişmeler olur. Bu yerlerde ise Twisting Nether’in büyüsel enerjisi fiziksel evrene sığar, burada gerçeklik farklı bir hal alır ve her iki boyutun karışımı olarak şekillenir.
Fiziksel boyut Light ve Void’den nasibini aldığı ve şekillendiği sırada bir yandan da yaşam ortaya çıkar fakat bu yaşam kendiliğinden oluşmaz. Warcraft evrenine yaşamı ilk önce Işık getirir. Hikayeye göre fiziksel evren ilk oluştuğu vakitlerde Işık, bu evrene kristaller gönderir. Bu kristaller ise yeni oluşmakta olan gezegenlere isabet eder ve iyisiyle ve kötüsüyle pek çok farklı canlı türü ortaya çıkar.
Gezegenler üzerindeki en yaygın canlı türü ise elementaller olur. Ateş, su, toprak ve hava elementalleri neredeyse bütün gezegenlerde bulunur. Tıpkı Light ve Void gibi, bu elementaller de sürekli olarak birbirlerine karşı bir üstünlük mücadelesi içindedir. Zaman zaman ise saf ışıktan oluşan Naaru’lar gibi farklı ve güçlü kozmik yaratıklar ortaya çıkar. Hikaye içerisinde birden fazla yaşam türünün oluştuğuna işaret edilir fakat anlatı sadece elementaller ve Naaru’lar ile sınırlı kalır.
Fiziksel evrenin oluşması ve ilk canlıların ortaya çıkışıyla birlikte Warcraft kozmolojisinin ilk kısmı sona erer. Buraya kadar olan kısımda kozmoloji bize Light ve Void taraflarını verir ve sonrasında Order ve Disorder ile devam eder.
Order kanadının en büyük temsilcileri ise devasa kozmik varlıklar olan Titanlardır. Elementaller birbirleri arasında güç mücadelesi verir, Naarular evrendeki yaşamı korumayı görev edinir, Titanlar ise evrenin dört bir yanında doğan veya doğacak diğer titanları ararken evrene düzen getirir.

Buraya kadar dinlediğiniz için teşekkür ederim. Bir sonraki bölümde titanları ve Order konusunu ele alıyor olacağız. Bu bölümün transkriptini okumak isterseniz internet sitemi ziyaret edebilirsiniz. Şimdilik görüşmek üzere :wave


 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir süre ara ve Reboot hakkında